TÜRK TELEKOM: CİDDEN... HEPTEN BİR HAKSIZLIK ABİDESİ

19 Eylül 2018
Tweetle

ÜLKEYİ kasıp kavuran kalitesizlik, vasatılk, fırsatçılık, kanun tanımazlık, değer bilmezlik, nobranlık , ben yaptım olduculuk neredeyse her gün farklı örneklerle karşımıza çıkıyor. Sıradan vatandaşından en kurumsal görünen şirketine kadar bu kalite düşüşünü izleyip üzülmek de bir yere kadar tabii…

 

İnsansınız sonuçta…Sabır da, aman bana ne, ben mi uğraşcam, bana mı kaldı demenin de bir sınırı var. Haksızlığa uğramak, salak yerine konmak, edebine güvenenlerin had bilmezliğiyle sınanmak yeri geliyor iyice dayanılmaz bir hal alıyorr.

 

Son yaşadığım daha doğrusu beni adeta çıldırtan bir olay benim bir kırmızı çizgimi gözden geçirip neticede de ‘gazeteci özel sorunlarını haber mevzusu yapmamalı’ ilkemden vazgeçme kararı almama yol açtı. Bundan sonra beni çıldırtan, tanık olduğum her haksızlığı bir an olsun düşünmeden yazacağım. Çünkü farkına vardım ki bir gazeteci kendisine yapılan haksızlığı topluma anlatmıyorsa veya anlatamıyorsa başkalarına yapılanları da hakkıyla anlatamaz, dolayısıyla kamuoyunu da adaletsizliklerden haberdar edemez. 

 

Konuyu anlatmaya geçmeden önce beni 20 yıllık meslek hayatımda itinayla uyguladığım bir ilkede değişime gitmeye zorlayan Türk Telekom’a da teşekkür ediyorum(!)

 

Aslında her şey aylar önce gelen bir telefonla başladı. Arayan Türk Telekom çağrı merkeziydi. Aynı çağrı merkezi daha önce de beni aylar boyunca aramış süre garantisi vererek uygun bir teklifle sözleşme yapmaya ikna etmek istemişti. Ben de her seferinde, çağrı merkezinden arayan arkadaşlara ‘Bir şirkete kendilerine bağlı kalma garantisi vermektense yüksek fatura ödemeye razıyım, dolayısıyla yeni sözleşme yapmak istemiyorum’ cevabını vermiştim. 

 

Fakat Türk Telekom Çağrı merkezinin yaklaşık 7-8 ay önce yaptığı son aramada bana yapılan teklif karşısında bu kararımı değiştirdim ve sözleşme yenilemeyi kabul ettim. Çünkü bu kez arayan çağrı merkezi, sözleşme yenilemem halinde bana bedava Tivibu internet aboneliği hediye edileceğini söylemişti. Ben zaten Tivibu abonesiydim. Bunu arayan çağrı merkezi görevlisine de söyledim ve internet üzerinden hediye kullanmam halinde ücretli aboneliğime gerek kalmayacağını söyleyerek teklifi kabul ettim. Arkadaş da bununla igili olası hiçbir sorundan bahsetmedi. Sözleşme yenilenip telefon böylece kapandı.

 

Ve Türk Telekom’dan yaka silkme noktasına da bu telefondan sonra geldim. Zira defalarca denememe rağmen hiçbir şekilde hediye edildiği söylenen Tivibu paketini kullanma izni alamadım. Bu arada aylar boyunca hem Tivibu hem de internet faturalarını ödemeye de devam ettim. 

 

Tivibu hediye paketimi neden kullanamadığımı da ancak önceki gün öğrenebildim. Aradığım Tivibu çağrı merkezi bana önce bir şifre ve kullanıcı adı vererek artık hediyemi internet üzerinden kullanabileceğimi söyledi. Ancak uzun süre denememe rağmen giriş yapamayınca TÜRK TELEKOM çağrı merkezini tekrar aradım. Çağrı merkezindeki ilgili arkadaş yaklaşık 15 dakika süren incelemenin ardından bana ‘Size hediye edilen tivibu go paketi sisteme kaydedilmemiş, bunu hediye eden unutmuş olmalı, dilerseniz konuyla ilgili şikayet oluşturalım’ dedi. Ben de bunun üzerine ‘Madem sözleşme yapılırken bana vaat edilen hediye adıma tescillenmemiş ve ben bu yüzden aylardır size Tivibu faturası ödüyorum o zaman mağduriyetim ücret iadesiyle telafi edilsin ve hediyem de artık verilsin’ diyerek bu şekilde bir şikayet  dilekçesi olutşurulmasını rica ettim. 

Bu görüşmenin ardından da hiç vakit kaybetmeden evimdeki Tivibu cihazını sökerek en yakındaki şubeye götürüp aboneliğimin iptal edilmesi için talimat verdim. Birkaç saat sonra da şikayetimi incelediklerini haber veren Türk Telekom Çağrı Merkezi tarafından arandım. Arayan arkadaş, şikayetimin incelenmesi sonucu haksız bulunduğumu ve zaten uydu tivibu üyeliğim olduğu için internet üzerinden izleme imkanı sunan tivibu go hediyemi alamayacağımı söyledi. 

Ben bunu neden bana sözleşme yenilerken söylemediklerini sorsam da telefondak hanımefendi bana cevap vermeden aynı şeyleri söylemeye dveam etti. Bunun üzerine ben bu durumda Türk Telekom’dan kullandığım internet hizmetini iptal edeceğimi söyleyince de beni sözleşmenin erken iptali nedeniyle çıkacak faturayla korkutmaya çalıştı. Neticede ben de sözleşme yapılırken vaat edilen hediyeyi alamadığıma göre faturayı da mahkeme bana ‘öde’ demeden ödemeyeceğimi ve hakkımı arayacağımı belirterek ‘Önemli olan para değil, aptal yerine konulmayı kabul etmemektir’ diyerek görüşmeyi sonlandırdım. 

Bu görüşmeden birkaç saat sonra da ev telefonum ve internetimin iptali için en yakın Türk Telekom şubesine koştum. En kısa zamanda konuyu tüketici mahkemesine de taşıyacağım. Aslında bu kadar vakti olan bir gazeteci de değilim. Ama başta da söylediğim gibi bunu yapmamın önemli sebepleri var. Bir kere ben bu kalitesizliğin, hukuksuzluğun şahsi bir meseleden ibaret olmadığını düşünüyorum.

Haksızlık ve adaletsizliğe her gördüğümüz yerde itiraz etmezsek yarın devleti, özel sektörü ve insanıyla çok daha paçoz, kalitesiz bir Türkiye’yle karşılaşacağız. Bu gidişata dur demenin yolu da büyük küçük demeden gördüğümüz, maruz kaldığımız tüm haksızlıklara, kalitesiz, saygısız davranışlara uygun lisan ve üslubla itiraz etmekten geçiyor