AKPM OPERASYON ÇEKTİ, ANKARA İZLEMEKLE YETİNDİ

25 Nisan 2017
Tweetle

Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisi, Türkiye'nin 2004'ten çıkardığı izleme listesine yeniden alma kararı 45'e karşı 113 oyla onaylandı. AB yetkilileri kararı destekleyen açıklamalarda bulunurken Ankara sert tepki gösterdi, AKPM'yi siyasi operasyonla suçladı

AKPM Türkiye'nin 1949 yılında kurucu üye olarak dahil olduğu bir Avrupa kuruluşu. 1990'lı yıllarda oluşturulan "denetim süreci" üye ülkelerde demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) temel değerlerini tesis etmeyi amaçlıyor ve uygulanmasını denetliyor. 1996'da bu sürece dahil edilen Türkiye, yapılan yapısal değişiklikler ve düzenlemeler sonrası 2004'te süreçten çıkarılarak "denetim sonrası izleme sürecine" dahil edilmişti.

 

AKPM neden Türkiye’yi yeniden bu listeye alma kararı aldı?: 45 aleyhte 113 lehte, 12 çekimser oyla kabul edilen tasarıda AKPM raportörleri Estonyalı Marianne Mikko ve Norveçli Ingebjorg Godskesen Türkiye'de özellikle terör örgütü FETÖ'nün darbe girişiminden sonra ilan edilen olağanüstü hal uygulaması çerçevesinde alınan karar ve uygulamaları eleştiriyorlar. OHAL nedeniyle Türkiye’deki  demokratik kurumların işleyişinin bozulduğu iddia ediliyor.
Ayrıca Türkiye'nin idam cezasının yeniden kabul edilmesiyle ilgili tartışmalarının  Türkiye'nin Avrupa Konseyi üyeliği ile bağdaşmadığı belirtiliyor. Yüksek Seçim Kurulu'nun cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi halkoylaması ile ilgili bütün itirazları reddetmesi de kararın gerekçeleri arasında yer alıyor. YSK’nın itirazları tam anlamıyla incemesi talep ediliyor.

Türkiye ne yapabilir? Tasarıda, Türkiye'ye çeşitli tavsiyelerde bulunuldu. AKPM ile Türkiye arasındaki iş birliğinin devamı için tavsiyelerin yerine getirilmesi gerektiği ifade edildi. Kararda, özet olarak olağanüstü halin mümkün olan en kısa zamanda kaldırılması istendi.

Ankara karardan önce sonra ne yaptı? Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu yıllarca Başkanlığı yaptığı AKPM’den gelen bu kararın neden engellenemediğine dair bir açıklamada bulunmadı. Mesela bu konuda yeterince lobi yaplıdı mı bilmiyoruz. Dışişleri siyasi makamları gelen karardan önceden haberdar edip önerilerde bulundu mu aynı şekilde karanlıkta kalan bir soru.

Ankara cephesinden şu ana kadar en dişe dokunur açıklamayı Avrupa Birliği (AB) Bakanı Ömer Çelik yaptı. Çelik  "Bu, Avrupa Parlamentosu için de AKPM için de tarihi bir hatadır" dedi. Çelik şöyle konuştu "Bu kararın alınması için zemin oluşturduklarını söyledikleri Türkiye fotoğrafı ile Türkiye'nin gerçekliğinin bir ilgili yok. Son derece yanlış buluyoruz. Herhangi bir iş birliği mekanizması üretmek, herhangi bir dayanışma üretmek yerine çok zor şartlarda, özgürlük, güvenlik dengesini koruyan Türk demokrasisine karşı maalesef hakkaniyetli olmayan bir yaklaşım ürettiler. Özgürlük-güvenlik dengesini bu kadar güçlü bir şekilde koruyan bir ülkeyle terörle mücadele konusunda güçlü bir dayanışma üretilmesi gerekirdi, FETÖ terör örgütüne karşı mücadelesinde de güçlü bir dayanışma üretilmesi gerekirdi. En önemlisi, insan hakları konusunda bu kadar mülteciyi barındırarak bütün dünyanın yapamadığını yapan bir ülkeye çok daha yüksek bir sesle teşekkür edilmesi gerekirdi" dedi.

Muhalefet sevindi mi? CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz’ın sözlerine bakılırsa üzüntü görünümlü bir sevinç hakim ana muhalefet partisinde. Öztürk şöyle konuştu:  "Onca reformdan sonra darbe girişimi, akabinde yaşanan OHAL ve daha sonra gelen referandum, demokratik tartışmalar, AGİT raporu, Venedik Komisyonu raporu hep birlikte Türkiye'yi maalesef bugün kötü bir kararla yüzleştirdi. AKPM'nin böyle bir karar almasından elbette üzüntü duyuyoruz. Bizim ciddi uyarılarımız vardı, bunların dikkate alınmadığını görüyoruz" dedi.

HDP’nin yorumu ne oldu? HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü "AKPM'nin Türkiye'yi izleme sürecine alışı AKP ve Erdoğan'ın baskıcı, ayrımcı ve inkârcı siyasetlerinin, uluslararası meşruiyet kaybının ürünüdür. Karardaki eleştiri ve uyarılar demokratik ve toplumsal muhalefetin eleştirilerinin uluslararası alanda kabul gördüğünün somut kanıtıdır. AKPM'deki HDP iki dönemdir, uyarılarını hükûmet ve TBMM ile paylaşmak, önlemlerin alınmasına yardımcı olmak için elinden geleni yapmıştır. AKP, uyarılara kulaklarını tıkamanın bedelini ödüyor. Türkiye'yi Avrupa'nın demokratik kurum ve zeminlerinden uzaklaştırmak çare değildir" diye konuştu.

"AB'DEN UZAKLAŞMA İÇİN BÜYÜK BİR ADIM": Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü Kati Piri AKPM'nin kararına destek verdi. Piri, AKPM'nin kararı için sosyal medyadan yaptığı açıklamada "Bu net kararından sonra şimdi AB'ye katılım görüşmelerinin durdurulmasına büyük bir adım daha yaklaşıldı" ifadesini kullandı.

"ÜYE ÜLKELER HAREKETE GEÇMELİ": Avrupa Birliği Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn, Türkiye ile ilişkilerin temelden gözden geçirilmesi için üye ülkeleri harekete geçmeye çağırdı. AB üyesi ülkelerin yetki vermesi durumunda komisyonun harekete geçeceğini ve Brüksel-Ankara ilişkilerini yeniden düzenleyecek bir sürecin başlatılabileceğini söyledi. AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarıyla Brüksel'de görüşen Hahn, önerinin üye ülkelerin liderleriyle de müzakere edilmesini istiyor.