AK PARTİ'DE BİR AYDA ÜÇÜNCÜ KRİTİK TOPLANTI

21 Mart 2017
Tweetle

► Başbakan Binali Yıldırım AK Parti’nin eski bakanlarıyla son bir ayda 3’üncü kez görüştü. Toplantılar serisinin son bölümünde neler konuşuldu. Karar Gazetesi’nden Elif Çakır’a göre öneriler net bir dille dile getirildi. Toplantıya eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Ahmet Davutoğlu katılmadı.  Karar Gazetesi’nden Elif Çakır’a göre öneriler net bir dille dile getirildi. Çakır bugünkü yazısında toplatıda konuşulanları bir bir anlattı. Çakır'ın yazısı şöyle başlıyor:

Başbakan Binali Yıldırım dün, 14 yıllık AK Parti hükümetlerinde görev yapmış, çoğu partinin kurucu ismi olan “eski bakanlar” ile bu kez kahvaltıda bir araya geldi.

Bu, son bir ay içerisinde gerçekleşen üçüncü buluşma.

Elbette ki, referanduma 26 gün kala, Sayın Binali Yıldırım’ın mitingden mitinge koştuğu bir süreçte “hadi bir araya gelelim, bir sabah kahvesi içelim, eski günleri yad edelim” buluşması değildi.

35 ismin katıldığı ‘kahvaltılı buluşma’ üç saat sürdü. Katılan isimlerin neredeyse tamamı söz alıp konuştu denilirse abartılmış olmaz.

Konuşulan hususları, içerikleri itibari ile özetle ben şöyle başlıklandırdım:

AK Parti’nin ‘evet’ kampanyası: Neredeyse bütün bakanlar söz almış. Ve yine neredeyse büyük bir çoğunluk kampanyada kuşatıcı bir dil kullanılmadığı, toplumu ötekileştiren, kamplara ayıran bir dil kullanıldığı konusunda örneklerle uyarmışlar. Ve bilakis 14 yıl boyunca ülkeye hizmet eden, devrim niteliğinde reformlar gerçekleştiren AK Parti’nin ‘evet’ diyeni de ‘hayır’ diyeni de samimi olarak kucaklayacak, kuşatacak bir dile sahip olması gerektiği ve toplumu ayıran değil, birleştiren bir söylemi benimsemesi gerektiğinin altını kalın kalın çizmişler. Özetle “Bizim partimiz kuşatıcı olmalı, parmak sallamamalı, ötekileştirmemeli” denmiş.

Hatta “16 Nisan’a kadar diyelim ki ‘evet’ çıkması için, seçmeni ‘evet’e ikna etmek için her türlü gerilim siyaseti yapıldı. Diyelim ki siyasette olur böyle şeyler. Peki, 17 Nisan’dan sonra nasıl bir Türkiye olacak. Bu kadar kamplaşmış, bu kadar gerilmiş bir toplumla ne yaparız” denilmiş.

Yazının DEVAMI için tıklayın